Epik romanlardan, Epik müzik albümlerine: Helvetios örneği

Kahramanlık anlatıları ya da epik uzun öyküler günümüzde alışık olduğumuz şekliyle roman türüne ait edebi yazılardır. Ancak yirmi birinci yüzyılla birlikte, gelişen teknolojinin sunduğu imkanlar epik anlatımı roman sayfalarından çıkarıp adeta gözümüzün önüne seriyor. Bu imkânı sunan çoklu disipline sahip sinema, epik anlatımın sanatsal yönünün daha da güçlenmesine yardım ediyor ve daha yaygın bir etki oluşturmasını sağlıyor. Epik bir roman düşünelim, hayli uzun bir roman, örneğin George R. R. Martin’in Taht Oyunları serisi, J. R. R. Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi serisi ya da daha güncel, bir dizi uyarlaması da yapılmakta olan, Robert Jordan’ın Zaman Çarkı adlı eserini düşünelim. Bu ve bunun gibi hemen aklımıza gelmeyen nice epik anlatım, temelde uzun romanlardır aslında. Bu eserlerin sinema sanatı sayesinde edebiyat tarihinde büyük izler bırakacağı aşikâr.

Edebiyat, sinemadan başka hangi sanat dallarını besliyor? Epik bir müzik albümü, epik bir romanın yerini alabilir mi? Sinema için çoğunlukla kaynak olarak gerekli olan yazılı epik roman, müzik içinde gerekli mi? İstatistik bilimi bu sorulara çok net cevaplar verebilir. Ancak edebiyat daima orta yolu bulur. Öyle ki istatiksel olarak epik romanlara uyarlanmış müziklerin romanlardan daha çok etki yaptığı ortada. Bugün dünyada Ramin Djawadi, Howard Shore ya da Hans Zimmer, epik romanlar kadar iyi tanınmaktadırlar. Yaptıkları işler epik yapıtların olmazsa olmazı kabul edilmişlerdir.

Epik müziğin bu denli sükse yapması elbette son yüzyılda gelişen teknolojik imkanlarla beraber müzik alanında yetkin isimlerin artmasındandır. Öyle ki epik müziğin oluşturulmasında birçok enstrümanın kullanımına eşlik eden büyük bir uyum söz konusu. Öte yandan tamamen epik romanlardan esinlenmeyen ama tarihi olaylardan ilham alan birçok müzik yapıtı da ortaya çıkarılmaktadır. Henüz belirli kitlece tanınan bu çalışmalar epik anlatımın birçok sanatta kendini göstermesi açısından önemlidir.

Bu yazıda tarihi olaylardan yola çıkan ve Gallia Savaşını yenilen tarafın gözünden anlatan bir müzik albümünü ele alacağız. İsviçreli metal müzik grubu Eluveitie’nin ilk konsept albümü olan Helvetios, 2012 yılında, Nuclear Blast Records tarafından piyasaya sunuldu. Albüm, eski bir Avrupa toplumu olan Helvetlerin gözünden Galya savaşını konu ediniyor. Toplamda elli dokuz dakika on iki saniyeden oluşan albüm on yedi parçadan oluşuyor.

Eluveitie, Helvetios müzik albümü kapağı, 2012

İsviçre Alplerinin kırsal mistisizminde doğan Eluveitie grubu, Kelt mitolojisi, Galya tarihi ve proto-Avrupa kültürü üzerine eğilmiş ve folk metal müziği türünde öncü ve usta olarak anılmaktadır. Grubun adı Helvetik Galce “Ben Helvetliyim” anlamına geliyor. Yapıtları tarihi ve efsanevi anlatılara dayanıyor ve aynı türde yapılan diğer eserlere göre tarihi tutarlılık içermektedir. Müziklerinde farklı ve eski enstrümanları kullanmaları da bu epik kültürün etkisini artırıyor. Örneğin gayda, hurdy-gurdy, fiddle, bagpipes, mandola, hammered dulcimer gibi farklı enstrümanların kullanımı çeşitlilik ortaya çıkarırken Kelt kültürünü de yansıtıyor, epik anlatımı şekillendiriyor. Ayrıca çoğu şarkılarında toplumun eski dilinden sözlerin de yer alması epik anlatımı güçlendiriyor. Albümdeki neredeyse tüm şarkıların sözlerinde grubun kurucusu ve baş vokalisti Chrigel Glanzmann’ın imzası var. Bu on yedi şarkının başlıkları şu şekilde:

01. Prologue

02. Helvetios

03. Luxtos

04. Home

05. Santonian Shores

06. Scorched Earth

07. Meet The Enemy

08. Neverland

09. A Rose For Epona

10. Havoc

11. The Uprising

12. Hope

13. The Siege

14. Alesia

15. Tullianum

16. Uxellodunon

17. Epilogue

Şarkılar kendi başlarına birer özgün yapıt olsalar da aslında albüm olarak tek bir yapıtı tamamlıyorlar. Edebi anlatımın genel özelliklerinden yola çıkarak Prologue adlı ilk parçanın bir tanıtım olduğunu söyleyebiliriz ve bu yüzden tıpkı çoğu epik romanda olduğu gibi “prologue” olarak adlandırıldığını görüyoruz. Bu giriş bölümü genelde kısa olur ve diğer bölümlerin kısa bir tanıtımı ya da ön hazırlığı olarak görülebilir. Öte yandan son parçanın da benzer şekilde bir “epilogue” yani son söz olarak hazırlandığını görebiliriz. Bu kısımda ise bize tüm öykünün sonucunda verilmek istenen mesaj ve öğüt aktarılır. Böylelikle albümde yer alan her bir parçanın aslında epik bir romandaki her bir bölüme uygun düştüğünü söyleyebiliriz. Hiçbir fikrimiz olmasa dahi bir romandaki iskelet yapıyı, giriş-gelişme-sonuç olarak bu albümün parçalarında da görebiliyoruz.

Giriş kısmı bize bu destanın içeriğini özetliyor. Tarihi bir savaşın ortaya çıkardığı yıkımı ve diğer yandan umudu bize sunmaya çalışacağını öğreniyoruz. Anlatıcı, tarihi olayları yad ediyor ve bu olaylardan elde ettiği verileri bize sunuyor. Hayatın ve ölümün, zenginliğin ve sıkıntıların, kahkahaların ve gözyaşlarının olduğu zamanları hatırlıyor. Bu dengeli yaşamın daha sonra dengesinin bozulduğunu ve bir felaketin kendilerini yok ettiğini ancak umutlarını yok edemediğini, ölümlerinin kendileri için başka bir yolculuğa ve ölümsüzlüğe çıktığını söylüyor. Bu anlatım bize epik anlatımın yiğitlik özelliklerini gösteriyor. Anlatıcı, yiğitlik ve kahramanlıklarını söyledikleri şarkılarında yaşatıyor. Ancak şarkılarının sesi savaşın anlamını kaybetmesine neden oluyor. Sonraki parçalar girişte belirtilen “our songs we sang”  söyleminin birer unsurları olacak.

İkinci parçada giriş kısmında belirtilen “biz” ifadesinin açıklandığını görüyoruz. Bu topluluğun Helvet halkı olduğunu parçanın adından da anlıyoruz. Kelt mitolojisinden karakterlerin bahsedildiği bu parçada tıpkı epik anlatımda ve destanlarda olduğu gibi olağanüstü ögelerin, örneğin tanrıların olayların içinde olduğunu görüyoruz. Awen, Ogmios ve Bricta adlı tanrı ve tanrıçalardan söz edilen kısımda Helvet halkının dayandığı karakteristik ayrıcalığı anlıyoruz. Nakarat kısmına geldiğimizde, anlatıcı, Helvet halkının güçlü özelliklerini bize öğretiyor. Helvet halkı özgür, vahşi, yılmaz, diz çöktürülemez, ateş gibi cesur, dalga gibi güçlü ve kaya gibi sert bir halktır. Tarihi olarak ele aldığımızda Gaius Iulius Caesar, Gallia Savaşı’nı anlattığı eserinde Helvet halkından şöyle bahsediyor: “Helvetler de yiğitlik bakımından diğer Gallerden üstündürler.” (CAESAR, 2006: 2). Şarkı sözlerinde belirtilen bir diğer olağanüstü mit ise bir tür öte dünya olarak ele alacağımız Antumnos adlı yer. Helvet halkının inançlarını yansıtması bakımından ayrıca önemli olan bu yer onların ilahi bir güçle beslendiklerini de kanıtlıyor.

Caesar komutasındaki askerlerin Gallia seferleri. Kaynak: Vikipedi

Üçüncü parça Helvet halkını betimleyen bir parça. Bir önceki parçanın devamı niteliğinde olup Helvet halkının ortaya çıkışını yücelten ifadelere yer verilmektedir. Luxtos adı ise eski İrlandacada lucht ve Galce llwyth sözcükleriyle karşılanabilir, nüfus, halk, aile gibi anlamlar taşır.[i] Nakarat kısmında Helvet dilinde bir marş olarak nitelendirebileceğimiz motivasyon sözleri yer alıyor. İngilizce çevirisinden Türkçeye çevirdiğimizde metin şu şekilde karşımıza çıkıyor: Güçlüyüz ve zenginiz. Ve mutluyuz. Özümüzde olduğu gibi, özgürüz. Bunu biliyoruz ve bunun bilincinde olmayı seviyoruz. Özgürüz ve zapt edilmeyiz.

Home adlı dördüncü parçada yurt, yuva, toprak, vatan ve benzeri sözcüklerin tartışıldığını görüyoruz. Şarkıda üç kez tekrarlanan nakarat kısmında kendi vatanlarının bir Roma eyaleti olarak görülmek istenmesini eleştiriyor anlatıcı. Roma muhafızlarının kasvetli gölgelerinin kendi yurtları üzerinde gölge oluşturduğunu ve tehdit olarak görüldüğünü anlıyoruz. Kelt kültüründeki doğa imgesinin terk edildiğini, aldatıldığını belirtiyor. Roma’nın kırmızısının kendi üzerlerinde bir baskı oluşturduğunu ve kendi kültürlerini yok edeceğini ama şarkılarını öldüremeyeceğini ifade ediyor. Genel olarak bu parçayla beraber olayların düğümlenmeye başladığını ve epik anlatımda gelişme kısmına doğru ilerlediğimizi görebiliyoruz.

Santonian kıyıları adlı dördüncü bölüm kahramanın yola çıkış bölümü. Epik anlatımda bir dönüm noktası olarak kabul edilebilecek bir kısım. Çünkü bu dönüm noktasıyla beraber olayların akışı artık değişmeye başlıyor. Kahraman ya da kahraman yerine konulan özne geri dönüşü olmayan bir serüvene katılıyor. Örneğin, “Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği’nde, karakterlerin, durumların ve anlatının kuruluşu çizgisel olarak gerçekleştirilir. Kardeşlik’le birlikte Frodo ile Shire’ın Hüküm Dağı’na doğru yola koyulacakları en baştan serilir önümüze.” (FIELD, 2013: 13). Santonian kıyılarındaki bölümde ise buradakine benzer şekilde bir hareket söz konusu. Bilinenden bilinmeyene olan bir yolculuk, zorunluluk. Bir önceki parçayla olan ilişkisine baktığımızda konu olarak bu zorunluluğun nedenlerini görebiliyoruz. Home, “ev” olan yerden Santonian shores, “kıyılara” olan zorunlu bir göç; Roma ordusundan uzaklaşma söz konusu. Gaius Iulius Caesar ise kitabında bu olaydan şu şekilde söz ediyor: “Olan bitenlere rağmen Orgetorix’in ölümünden sonra Helvetler vatanlarını terk etmek konusunda düşündükleri şeyleri gerçekleştirmeye çalıştılar. En sonunda amaçlarına ulaşabilmek için kendilerini hazır sandıkları zaman ikibin civarındaki kasabalarını, dörtyüz civarındaki köylerini ve diğer özel yapıları yakıp yıktılar. Taşıyabileceklerinin dışındaki bütün ürün yakıldı. Böylece vatanlarına dönme umudunu tamamen ortadan kaldırıyorlardı.”  (CAESAR, 2006: 5).

Altıncı parçaya geldiğimizde bunca olan kötü olaylar sonunda bir ağıt yazıldığını görüyoruz. Müzikal olarak da bu ağıt ortamını hissedebiliyoruz. Helvet dilinde yazılmış ve söylenmiş olması da Helvet kültürünün doğasını daha iyi yansıtıyor. Çoğu epik anlatımda da benzer şekilde şiirlerin ya da ağıtların yer aldığını söyleyebiliriz.

“Caesar Helvetlerin, Sequanlar ve Haedulara ait topraklardan Santonların ülkelerine geçmeyi planladıklarını öğrendi. Santonlar eyalette küçük bir kabile olan Tolosatların ülkesinden çok uzakta yaşamaktaydılar. Caesar eğer Helvetler buraya gelirlerse eyaletin büyük bir tehlike içine düşeceğini anlıyordu. Çünkü Roma halkının düşmanı olan savaşçı bir kabile, savunulması imkansız ve son derece verimli bir bölgede komşusu olacaktı.” (CAESAR, 2006: 9). Santonian’a doğru ilerleyen Helvetleri bekleyen daha kötü bir kaderdi. Meet The Enemy adlı parçada olan olayları Gaius Iulius Caesar’ın kitabında da belirttiği üzere tahmin edebiliriz. Parçanın başlığı da bize bunu açıklıyor. Helvetler hayatlarını riske atmışlardı ve özgürlüğün gerektirdiği umutları onları ölüme sürükledi. Roma halkının boyunduruğuna girmeyi kesinlikle reddettiler. Epik anlatım konusuna geldiğimizde, gerçek düşmanlarıyla karşılaşmış oldular ve mücadele, çatışma başladı.

Neverland sözcük anlamı itibarıyla varolmayan ülke olarak ele alınabilir. Bu parçada Helvet halkının umutlarının artık yok olduğunu görüyoruz. Boyun eğmeyi reddetmeleri kendi sonları oldu ve kendi toprakları artık “neverland” oldu. Bu şarkıda sözü geçen bu topraklar bir Kelt topluluğu başşehri olan Bibracte adlı yerdir.

A Rose for Epona adlı parça ikinci bir ağıt bölümü. Epona kültü, Galya-Roma kaynaklarında geçen, Galya’da çok popüler bir Kelt mitolojisi tanrıçası. Epona sembolik olarak at ya da katır  ile ilişkilendirilmektedir. Epik anlatımda geçen tanrı ve tanrıçaların izlerine bu parçada da rastlıyoruz. Kırmızı bir gülün, tanrıçaya olan sevginin büyüklüğünü yansıttığını belirtebiliriz. Helvet toplumu bu parçada tanrıça Epona’ya yalvarıyor, ona sesleniyor ve onu kendilerini terk etmekle suçluyor.

“Havoc” sözcüğü anlamsal olarak kaos, düzensizlik, karışıklık, yıkım, zarar gibi sözcüklere karşılık gelmektedir. Onuncu parça bir yergi bölümü. Epik anlatımda düşmanın özelliklerinin açıklandığı ve onun kötü yanlarının ortaya serildiği kısım. Burada Helvetlerin düşmanı Roma imparatorluğunun amaçsızca Gallia topraklarına savaş açtığı belirtiliyor ve imparatorluk kara bir buluta benzetiliyor. Açgözlülüğünün peşinden giden S.P.Q.R’ın baskınlarla özgür kabileleri vahşete düşürdüğü ve bütün toprakları istila ettiği belirtiliyor.

The Uprising, Gallia’nın yeniden dirilişi için bir çağrı. Bu parça ikinci bir dönüm noktasını oluşturuyor. Kahraman için her şeyin yoluna gireceği yeni bir yol. Tüm Gallia halkını direnişe çağıran bir bildiri niteliğinde olan bu parça özgürlüğün gerektirdiği cesareti yeniden ortaya çıkarmayı hedefliyor. Epik anlatımda yer alan mecazi söylemlerin bu kısımda kullanıldığını görüyoruz. Örneğin, düşmanın yani Roma İmparatorluğu’nun sembolik hayvanı olan kartalın pençelerini Gallia topraklarına uzattığını ve bu kartalı yenmeleri gerektiğini görüyoruz. Farklı epik olaylarda karşılaştığımız olağanüstü hayvan betimlerinin bir benzerine bu mecazi anlatımda rastlıyoruz. On birinci parçadan itibaren ortam farklı bir havaya bürünüyor. Artık kötü günleri bir kenara bırakıp mücadele etme vaktinin geldiğini bir sonraki moral müziğinde görüyoruz. Hope adlı parçanın enstrümantal bir şekilde sunulması olay akışının değiştiğini bize gösteriyor.

The Siege adlı parça, adından da anlşaılacağı üzere bir kuşatma olayını bize anlatıyor. Avaricum adlı şehir Galya Savaşları sırasında Roma tarafından kuşatılan ve fethedilen eski bir Gallia şehri. Parçada Roma askerlerinin bu şehri kulelerle kuşatıp şehri aldığını görüyoruz. Gallia halkı için bu durum bir katliam olarak nitelendiriliyor. Cesur Avaricum, mezar Avaricum oldu.

Alesia Kuşatması, Galya savaşı sırasında Roma zaferini belirleyen bir olaydır. Alesia’nın yenilgisi, Gallia’daki Roma egemenliğine karşı tüm organize direnişin sonunu işaret etmektedir. Alesia adlı şarkıda ise bu tarihi olaya bir ağıt yakılmaktadır. Bu kuşatmanın olduğu gün lanetlenir ve uğursuz gün olarak varsayılır. Bu ağıtta Kelt mitolojisinde yer alan bir başka tanrıyla karşılaşıyoruz. Alisanos adlı bu tanrıdan kendilerini sonsuzluğa götürmesi istenmektedir. Gaius Iulius Caesar, bu iki kuşatma ile ilgili bilgilere kitabında yer vermiştir.

Gallia halklarının lideri Vercingetorix idi. Alesia yenilgisinden sonra Vercingetorix teslim oldu ve Mamertine hapishanesinde altı yıl hapsedildi ve sonrasında idam edildi.[ii] Tullianum ise bu hapishanenin bir diğer adı. Tullianum adlı parçada liderlerinin ölümüyle tüm hikayenin sona kavuştuğunu görüyoruz. Bir idam halatı ile her şeyin bittiğini gösteren bu kısa parçada da yine mitolojik bir ögeye yer verilmiş. Raven yani kuzgun, kelt mitolojisinde önemli bir figür. Fransız antropolog, Claude Lévi-Strauss, kuzgunun yaşam ile ölüm arasında aracı bir varlık olduğu için efsanevi bir statü elde ettiğini öne süren yapısalcı bir teori önerir.[iii] Parçada, kuzgunun uçarak liderlerinin ruhunu taşıdığını anlıyoruz.

Uxellodunon eski bir Gallia şehrinin adı. Bu parçada, Gallia savaşlarının son durağı olarak Uxellodunum şehri, Vercingetorix’in ölümünden sonra aslında Gallia toplumlarının özgür kişiliklerini tamamen kaybetmediğini kanıtlayan bir kale olarak görülür. Parçada bunun son direniş olduğu belirtiliyor. Haykırış olarak nitelendirebileceğimiz bu kısım, kahramanın ya da kahraman yerine geçen olayın kendini gerçekleştirme aşaması olarak görülebilir. Topraklar elden gidebilir fakat onur asla zapt edilemez. Şarkıda belirtildiği üzere bu özgürlük manifestosu, son direnişte, ölmekten dolayı pişmanlık duymadıklarını, asla yok edilemeyeceklerini itiraf ediyor. Bu son şarkıyla beraber destansı anlatımı tamamlıyoruz ve son olarak bir öğütle albümün son parçasına geçiyoruz.

Epilogue bölümü, yani son söz kısmı genel olarak romanlarda sonuç olarak yazılan kısımdır. Epik romanlarda ilk söz kısmıyla beraber son söz kısmına da rastlanması olasıdır. Bir müzik albümünde bu bölümlere yer verilmesi ise nadir görülür. Parçanın içeriğinde tüm bu yaşananların artık geride kaldığını fakat şarkıların akıllardan çıkmadığını görüyoruz. Müziğin ölümsüz olduğunu savunan bu kısım, insanların ölüp gittiğini ama şarkıların gelecek nesillerce söyleneceği umudunu taşıyor. Sonsuza dek, Helvetios’un bu şekilde var olacağına inanılıyor.

Eluveitie müzik grubu üyeleri

Sonuç olarak

Eluveitie grubunun Helvetios adlı bu eseri bize destansı anlatımın, tarihi ya mitolojik olaylarla desteklenerek yazılı anlatım dışında farklı sanat dalları ile sunulabileceğini göstermektedir. Helvetios albümü epik anlatımın müzikte uyarlanmasının bir örneğidir. Benzer şekilde birçok roman ve müzik albümü örneği mevcut. Edebi anlatımın izlerini bir müzik albümünde bulmak bize sanatsal ifadenin farklı araçlarla uygulanabilirliğinin imkanını kanıtlamaktadır.

Ancak bu sanatsal çalışmanın temelinde yine edebiyatın olduğunu unutmamız gerekir. Bu köklü alan bugün müzikle beraber sinema, resim ve birçok sanat alanında kaynak olarak kullanılmaktadır. Yine de edebi bir epik romanın etkisi, epik bir müzik albümünden daha fazla değil. Çünkü edebi bir altyapının üzerine inşa edilen farklı sanat yapıtları; örneğin sinema, daha fazla duyusal algılara hitap etmektedir. Bununla beraber bu yapıtların altında sağlam bir temel bulunması çalışmaların ölümsüzleşmesine ve birer klasik olmasına olanak sağlamaktadır. Her ne kadar tarihi gerçeklik barındırmasa da yazın alanında yeni kapıların açılmasına ve yeni kuramların ortaya çıkmasına imkan sunmaktadır.

Bu disiplinlerarası çalışma daha sonraki çalışmalara da ışık tutuyor. Helvetios eseri bir edebiyatta karşıt seslerin ortaya çıkması bakımından da ön plana çıkıyor. Öncesinde, belki de çoğumuz, Gallia Savaşlarını Roma kaynaklarından okuduğumuz ölçüde biliyorduk. Ancak Helvetios bize yenilen tarafın da bir hikayesi ve anlatılacak geçmişi, yazılacak bir destanı olduğunu gösterdi. Bütün bunlar edebiyatın var olmasının bir gerçeği.

Nihayetinde, Joseph Campbell’in klasikleşmiş yapıtı Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’ndakine (çev.: Sabri Gürses, 2013) (The Hero With A Thousand Faces, 1949) benzer biçimde, epik bir anlatımın izlerini sadece yazılı romanlarda değil birçok sanat eserinde ve özellikle sinemada bulabiliriz. Bu kahraman özünde insanı temsil etmektedir ve insan-insan, insan-doğa, insan-evren vb. çatışmalar insanlık var oldukça süregelecektir. Bunların anlatımı zaman içinde farklı teknikler ve alanlarla gelişme gösterecektir.


REFERANSLAR

Kitap

  • CAESAR, Gaius Iulius. 2006. Gallia Savaşı. (Furkan Akderin, çev.) İstanbul: Alfa Yayınları.
  • FIELD, Syd. 2013. Senaryo: Senaryo Yazımının Temelleri. (Şerif Erol, çev.) İstanbul: Alfa Yayınları. (Screenplay: The Foundations of Screenwriting, 1984)

Albüm

  • Eluveitie, 2012. Helvetios. Donzdorf, Germany: Nuclear Blast GmbH.

İnternet


[i] https://fr.wiktionary.org/wiki/luxtos (25.12.21)

[ii] https://fr.wikipedia.org/wiki/Si%C3%A8ge_d%27Al%C3%A9sia (25.12.21)

[iii] https://en.wikipedia.org/wiki/Cultural_depictions_of_ravens (25.12.21)


Nedim Samuel

Aralık 2021

Revize: Mart 2022